Bizi Takip Edin!
Dil Seçimi
Sepetim
Satın Al
  1. Ana Sayfa
  2. Blog
  3. Leopar Köpekbaliği
19/10/2019

- No Gaye, this not something I'm proud of. (Hayır Gaye, bu gurur duyduğum birşey degil) dedi videografımız. Ben de olmamalı zaten dedim. Başına gelen olayı öğrencilerime ve diğer dalıcılara derslerde anlattığımı da ilettim. Internette dolaşan ünlü videoda gördüğümüz sosisle müren beslerken parmağı kopan videograf ile konuşuyoruz. Senelerdir Tayland'da eğitmenlerin ve dalış liderlerinin sualtındaki canlıları şarküteri ürünleri ile beslediğini ve o gün olanları anlatıyor. Yüzündeki ve sesindeki ifadeden pişman olduğu anlaşılıyor. Çok şanslı olduğunu da ekliyor. Yapılan transplantasyon operasyonu başarılı geçmiş ve ağzına sosis tıkmaya çalıştığı mürenin sosis sanıp kopardığı başparmağının yerine sağ ayağının ikinci parmağını dikmişler. Sinirler ve dokular tam oturmuş ve eski ayak-yeni el parmağı tüm işlevlerini görüyor. Bu şekilde tanınmanın kendisine hiç de gurur vermediğini, o günden beri de sualtında sadece görüntü kaydı yapan bir ziyaretçi olduğunu söylüyor. Keşke örnekleri yaşamadan öğrenebilsek, Keşke bıraksak da canlılar kendi ortamlarında, kendi imkanları ile yaşamaya devam etseler. Tıpkı ziyaretlerimiz başlamadan önceki gibi.

Yoğun bir çalışma ve detaylara azami dikkat ile hazırlanan bir dalış gezisinde, tecrübeli seyahat danışmanımız hepimizin koltuk, menu ve diğer özel isteklerimizi uçuş öncesinde Singapur Havayolları'na bildirmişti.  Hostesler bu özel isteklerin üzerine fazlasıyla güleryüz ekleyerek bu uzun yolculuğu hem gidişte hem de dönüşte çok keyifli bir hale getirdiler.

Dersine çalışan sadece seyahat danışmanımız değildi. Destinasyon araştırması sırasında görülmesi kuvvetle muhtemel türlerin arasında özellikle biri beni çok heyecanlandırdı. Bir önceki yurtdışı gezimizde gördüğümüz çekiç başlıların üzerine sırada leopar köpekbalıkları vardı. Yaygın olarak kullanılan isimleri zebra köpekbalığı, leopar köpekbalığı ve alaca köpekbalığı. Pek çok dünya dilinde kendilerine bu anlamlara gelen isimler verilmiş. Leopar köpekbalıkları Hint – Batı Pasifik Okyanusunda, Kızıldeniz'de ve Doğu Afrika kıyılarında, Güney Japonya'nın kuzey kesimlerinde, Avustralya'nın Yeni Galler bölgesinin güneyinde yaşıyorlar. Tonga'da yakın zamanlarda bir leopar görülmüş ve Filipinler'de tatlı suda köpekbalığı görüldüğüne dair teyit edilmemiş bir istihbarat var. Yaşlı dünyamızda çok eskiden beri varlar ama sınıflandırılmaları pek çok tür gibi yakın zamanda yapılmış. Hermann 1783te leopar köpekbalığını Squalus Fasciatus olarak tanımlamış ancak bu tanımlama daha sonra halen geçerli  olan Stegostoma Fasciatum olarak değiştirilmiş. Stegostoma, Yunanca stego (kapak) ve stoma (ağız) kelimelerinden derlenmiş. Leopar köpekbalığı türü içindeki tek cins ve geçmişteki bilimsel literatürde bu türe yapılan referanslardaki eşanlamlıları oldukça fazla; araştırdığımızda karşımıza çok fazla referans ve eşanlamlı çıkıyor: Squalus longicaudus Gmelin 1789, Scyllia quinquecornuatum Van Hasselt 1823, Scyllium heptagonum Rüppell 1837, Stegostoma carinatum Blyth 1847, Squalus cirrosus Gronow 1854, Stegostoma varius Garmin 1913, Stegostoma varium Garmin 1913, Stegastoma varium Graman 1923, Stegostoma tigrinum naucum Whitley 1939.

Yurtdışında sualtının beni bu kadar fazla etkilediği bir başka yer daha hatırlamıyorum. Eğer Phuket'in sualtını merak ediyorsanız bir an önce gidip görmenizde fayda var. Zira sualtı tahribatı o kadar süratli ki, geç kalırsanız görecek bir şey kalmayabilir. Tropik iklimin sağladığı mükemmel yapısı, dik düşüşlerden ziyade kumluk  dip yapısına sahip olan bölgelerdeki sert mercanlar ve boy boy, çeşit çeşit vatoslar; çoğu zaman dalış arkadaşınızı gormenizi dahi engelleyecek yoğulukta sürüler; bütün bir yüzeyi kaplamis muazzam anemonlar; eğitim dalışları sırasında bile yanınızdan geçme ihtimali olan balina köpekbalıkları. Bunları görmek için dünyanın 4 bir köşesinden gelen dalıcılar, bu dalıcıları memnun etmek için çabalayan dalış merkezleri, dalış liderleri. Phuket'in en önemli dalış bölgelerinden birinde teknelerden birinden aşağı boca edilmiş bir kazan pirinç pilavı, etrafı seyrederken yüzerliğini kontrol edemeyip paletleriyle mercan kıran ve balıklara vuran dalıcılar. Beni en çok üzen ise bütün bunlara hiç müdahele etmeyen dalış liderleri. 

Andaman Denizinin ortasında bir adanın etrafındayız. Chalong limanından buraya 2 saate yakın yol aldık. Notlarımıza bakıyoruz ve tüm okuduklarımıza uyan bir konumdayız. Tropik ve içkesim türü olan leopar köpekbalığı, kum, çakıl ve mercan diplerinde, yüzey ile 207 metre arasında yaşıyor. Kum zemin en çok 20 metrede. Bu şu demek: Aşağıda leopar köpekbalığı olması ihtimali çok yüksek. Kendilerini rahatsız etmeden ve ortamlarını bozmadan ziyaret etmek istiyoruz. Brifing ve sudayız. BClerimizi indirdik, daha 5 metredeyiz, sol taraftan yaklaşan kalamar sürüsünü işaret ediyorum; bir kaç bin kalamar bize doğru geliyor, ve hemen arkadaki yaklaşık 7 metrelik Gorgonian dahi görülmez oluyor. Gruba döndüğümde leopar köpekbalığı görmek için Tokyo'dan kalkıp gelen arkadaşımız Koji'nin gruba arkasını döndüğünü ve elini cebine atıp küçük fotoğraf makinesini çıkardığını farkediyorum. İşte o anda, tam karşımdan, bana doğru, yaklaşık 2 metre boyunda bir leopard köpekbalığı salınarak geliyor. Çok ağırkanlı. Koji video modunda çekime devam ediyor. Leopar köpekbalığı salınmaya devam ediyor. Ben duruyorum. Hepimiz duruyoruz. Leopar köpekbalığı salına salına geliyor. Bakıyoruz. İşte karşımızda Stegostoma Fasciatum. Nam-ı diğer Leopar Köpekbalığı. Tıknaz ve silindirik bir gövdesi ve bu gövdenin dorsal yüzey ve yan tarafında dikkat çeken çizgiler var. Kafasının her iki yanında son 3 tanesi pektoral yüzgeçlerin arkasında olmak üzere toplam 5 adet yüzgeç var. Burun delikleri yuvarlak ve sakallı burun yapısının ön kısmına yakın. Burun deliklerini ağızla birleştiren oluklu yapısı var. Solungaçlar gözler kadar büyük. Büyük pektoral yüzgeçler geniş ve yuvarlak  Birinci dorsal yüzgeç ikinci dorsal yüzgeçten daha büyük. Birinci dorsal yüzgecin arka ucu ikinci dorsal yüzgecin merkezine yakın. Kuyruk yüzgeci gerçekten çok uzun, hatta neredeyse vücudun geri kalan kısmına eşit. Derin bir alt çentik ve gelişmemiş loblar. Elimizde kalem kağıt yok ama oturup not çıkaracak kadar zaman tanıyor. Zaten bu kadar ağırkanlı olması genelde gece türü olduğunu düşündürüyor.

Her ne olursa olsun hiç-bir-şeye ve asla-asla dokunmadığımız için hayvanın karnını ve ağız yapısını göremiyoruz derken, şöyle bir salınıp üstümüzde çok yavaşça yüzüyor. Her yerime baktınız alın bakın bu koyu kahverengi noktalarla kaplı ve sarı – kahverengi arası vücudum karnıma doğru açıklaşıyor der gibi bir hali var. Kendisi yetişkin bir birey ve daha sonraki dalışlarda gözlemlediğimiz genç bireylerde bu çizgi ve hatlar neredeyse yok denecek kadar soluk. Aynı şey vücut ve yüzgeçlerindeki fazla sayıda kahverengi nokta için de geçerli. Dolaşıyor. Dönüyor. İlerliyor. Geri geliyor. Sonra da kalkıp gidiyor. Bu hareketlenme sırasında yayvan kafasının altında bize gülümseyen küçük ağızı görüyoruz. O ağızın içinde tricuspid yapıda yani küçük ve üç uçlu dişler var. Üst çenede 28 – 33, alt çenede 22 – 34 kadar.

Tekneye çıkıyoruz. Hepimiz gördüğümüz leopard köpekbalığının 2 metreye yakın olduğuna hem fikiriz. Zaten görülen en büyük erkek 2.35 mt, en büyük dişi 2.33 mt. Cinsel olgunluk 1.70 metreye ulaşıldığında oluşuyor ve 25 – 30 senelik hayatı boyunca sürüyor. Aşağıdaki koşullar kendileri için neredeyse mükemmel. Resifin etrafında ve kumluk alanda yengeç, karides ve küçük balık dolu. Aralarda kanallar var. Leopar köpekbalıkları resiflerdeki kanallarda çok yavaşça yüzüp çatlaklar arasında kıvrılarak ilerleyerek avını buluyor. Ticari balıkçılıkta önemi ve değeri yok denecek kadar az ancak rekreasyonel balıkçılar için av balığı olarak anılıyor. Tayland'da bu konudaki kanun ve kurallar malesef çok sıkı değil ve uygulama çok zayıf. Ancak dalış bölgelerinde av yapılmıyor. Diğer bölgelerde yaşayan leopar köpekbalıkları çoğu zaman diğer balıklar için atılan ağlara takıldığı için istenmeden yakalanıyor. Bunlar yemek veya yem yapmak için çeşitli pazarlarda taze, tuzlanmış yada kurutulmuş olarak satılıyor. Daha büyük kemikli balıklar, köpekbalıkları ve deniz memelilerinin kendilerini avlamalarına diyecek bir şeyimiz yok ama her ne kadar Phuket'te görmediysek de malesef Asya'da köpekbalığı yüzgeci satılan tüm pazarlarda kurutulmuş yüzgeçlerine rastlanıyor ve bu konu bizi çok üzüyor. Coğrafi dağılım ve limitli habitat seçimleri sebebiyle mercan resifi habitat kaybı kıyı avlanmasından zarar görmüşler ve nüfuslarında düşme kaydedilmiş. Devletler, devletsel örgütler ve sivil örgütler in ortaklığından oluşan ve tüm türlerin korunma statülerini değerlendiren küresel bir birlik olan Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) tarafından  türün önemli bir kısmı 'Savunmasız' olarak sınıflandırılmış. Sadece Avustralya'da yaşadıkları bölgelerdeki bolluk sebebiyle 'Asgari Endişe Konusu' olarak sınıflandırılmış.

Leopar köpekbalığı oviparous bir tür; yani yumurta keselerini dip tabakaya saç benzeri liflerle sağlamlayarak bırakıyor. Büyük ve koyu kahverengi yada patlıcan moru ve boyuna şeritli yumurtalar 17 x 8 x 5 cm boyutlarında ve yavrular ilk çıktıklarında 20 – 26 cm uzunluğunda.

Bilgilerimizi tazeleyip konuyla ilgili sohbetimizden sonra tekrar sudayız.

Her seferinde bir tiyatro oyuncusunun sahneyi doldurması ve bir senfoni orkestrasında bis yapan şefin haklı gururunu anımsatan, ve çok uzaklardan gelen bu insanlara adeta poz veren sayın leopar köpekbalığı fotoğraf ve video çekimleri ile seyir bitince, aynı eda ile süzülerek ve salınarak kalkıp gidiyor. Artık onları görmeye alıştık. Farklı, havalı, güvenli, dostane, mesafeli. Ve sevimli. Bence türün en sevimlisi. Dört gün boyunca yaptığımız dalışların neredeyse hepsinde ailenin çeşitli fertleri ile tanışıyoruz, birlikte fotoğraf çektiriyoruz, uzun uzun seyrediyoruz. Çok sakinler, Kimi zaman yüzerken, kimi zaman da kum üzerinde otururken buluyoruz onları ve bizi hiç üzmeden poz veriyorlar. Bazen tek bazen arkadaşları ile birlikteler, neredeyse her köşeyi döndüğümüzde karşımızdalar. Sevgili Koji'nin amatör makinası harıl harıl çalışıyor. Biz ise her dalıştan önce ve sonra Tahsin Hocamızın kulaklarını çınlatıp, yanımızda olmadığı için hayıflanıyoruz.

Kapanış dalışında iki tane daha yetişkin leopar ile görüşüp vedalaştıktan sonra teknemize dönüyoruz.

Gün batımına doğru denizi ve yanından geçtiğimiz adalara, denizen mavisine bakarken aklimizdan geçen; Sarı kuyruklu barakuda sürüleri, kalamar sürüleri, milyonlarca bir arada hareket eden cam balıkları, anemon tarlaları ve üzerinde yaşayan anemon balığı aileleri, bol bol beslenmiş aslan balıkları, kendilerini ne kadar saklamaya çalışsalar da gözümüzden kaçmayan kaya balıkları, en zehirli türlerden olan deniz yılanı, renk renk kabuksuz salyangozlar, dev gorgon mercanları, bir kaç kişinin içine sığabileceği büyüklükte varil mercanlar, başrol oyuncumuz leopar köpekbalıkları.. Bundan sonraki günlerde kara turlarımıza devam edeceğiz. Sualtı keyfine ise Nisan ayında Maldivler'de devam edeceğiz.

Yazı: Gaye Dülger

Fotoğraflar: Koji Takagi